Yazmak Güzeldir. Özellikle de Yazılanları Paylaşmak...

• Pazartesi, Ocak 4, 2010 - Yeni Hikayeler

Arkadaşlar yazdığım yepyeni iki adet hikayem en kısa sürede sizlerle birlikte olacak... Hikayeler bitmiş ve bilgisayara aktarılmayı bekliyor... Sağlıcakla kalın...

 

Emre Şeyda

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• Perşembe, Kasım 26, 2009 - Fiyasko Kehanetler

Kategori: yazilar
2004 senesinde moderatörü olduğum edebiyat grubunda yazdığım yazıdır.

İnternette dolaşırken bulduğum bir yazı. çok hoşuma gittiği için
sizlerle paylaşmak istedim. oldukça ilginç şeyler var. Öncelikle okuyalım...

FİYASKO KEHANETLER

"Radyonun geleceği yok"
Lord Kevin - İskoçyalı fizik alimi

"Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi."
Charles H. Duell- Amerikan Patent Dairesi Başkanı - 1899

"Denizaltıların savaşta ne işe yarayabileceğini anlayamadım. En
fazlasından mürettebatın boğularak ölmesine sebep olabilir."
H. G. Wells - Yazar - 1901

"Atlar her zaman kullanılacaktır. Otomobil ise ancak geçici bir moda
olabilir."
Henry Ford'un kredi talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği
konusunda
ekspertiz veren bir banka Müdürü - 1903

"Uçaklar hoş oyuncaklar. Ama askeri bir değerleri yok."
Mareşal Ferdinand Foch, I.Dünya Savaşı'nda Fransız Orduları
Başkomutanı -
1911

"Artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?"
Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi. O sıralarda yeni icat
edilen
sesli film hakkında 1927

"Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar
her akşam
böyle bir kutuya bakmak istemez."
Daryik F. Zanuck - Twenty Century Fox'un Başkanı - 1944

"Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar."
Popular Mechanics Dergisi - 1949

"Sound'larını beğenmedim, ayrıca gitar gruplarının modası geçti"
Decca Record Plak Firmasının bir yöneticisi. Beatles'lar hakkında -
1962

"İnsanlarin büyük çoğunluğu için tütün tüketimi gayet sıhhi bir
şeydir."
Doktor Ian G. Mc Donald, Operator - 1963

"İnsanlarin evlerinde bilgisayar bulundurmaları için herhangi bir
neden
göremiyorum."
Kenneth Olsen, Digital Equipment Corp.'un (Bir bilgisayar firması)
Başkanı - 1977

İçlerinde o kadar gaipler var ki. özellikle H.G. Wellsin denizaltılar
hakkında söyledikleri çok şaşırtıcı. H.G. Wellsin bir bilimkurgu
yazarı olduğunu düşünürsek söylediklerine daha da şaşırıyoruz. Başka
bir bilim kurgu yazarı olan Jules Verne ise denizaltıların ne kadar
kullanışlı olabileceğini görmüştü(Ki o zaman denizaltı yoktu) Bu iki
yazar da çok sevdiğim yazarlardır lakin Jules Verne'in geleceği görme
gücü ve hayalgücü çok daha iyi olduğu gerçek.

"Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar."
Popular Mechanics Dergisi - 1949

Bu kehanette çok dehşet bişey. Zaten geçenlerde netten bir fotoğraf
ulaştı elime 2004 de bilgisayarlar böyle olacak diye görecektiniz
devasa bişeydi. Eskiden gelecek tahminleri baya kötüymüş anlaşılan.
Isaac Asimov ve Arthur C. Clarke'ta eserlerinde 200 li yılların
başında çok gelişmiş bir teknolojiye sahip olacağımızı
söylemekteydiler. Biri çok gelişeceğimizi biri az gelişeceğimizi
söylemiş ve dengeyi tutturamamışlardır. Çok eğişik şeyler bunlar.
bana göre bunun nedeni yani yanlış tahmin teknolojinin umulanın
aksine oldukça hızlı ilerlemesi (Isaac Asimov ve Arthur C. Clarke
için geçerli değil söylediklerim) Düşünün 10 sene evvelini ve şimdiyi
evden çıkarken ailemiz bizi merak ederdi ya şimdi öyle mi? Değil tabi
cep telefonları ne güne duruyor. Bilgisayarlara ne demeli neredeyse
her gün yeni bir gelişme oluyor bilgisayarları devamlı upgrade etmek
zorunda kalıyoruz ve artık çoğumuz teknolojiye yetişemiyoruz. Örneğin
ben bilgisayarıma parça almaktan vazgeçtim artık çünkü para
yetiştiremiyordum. Bilgisayarımı belli iler için kullanıyorum yetiyor
ama fazlası bütçeye zarar. peki gezegenler arası yolladığımız
mekiklere ne demeli. Jüpitere çarpacak kuyruklu yıldızı izlemek için
görevlendirilen uyduya. Sesi kat kat aşabilen ultrasonic uçaklara.
Bazı şeyler vardı ki 10 sene önce hayal edemiyorduk. Mesela ben PC
ler yaygınlaşmadığı sıralarda amiga zamanlarında bilgisayarların
sadece oyun oynamak için gerekli olabileceğini düşünürdüm fakat şimdi
hergün bilgisayar başında 3-4 saat hatasonu ise 10 saat geçiriyorum
ve oyun oynamıyorum. Aslında benim bile yanlış bir kehanetim varmış.
Aslında düşünürseniz sizin bile fiyasko kehanetleriniz çıkabilir. Ne dersiniz?

Sağlıcakla Kalın

Emre Şeyda
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• Perşembe, Kasım 26, 2009 - Mutlu Olmak İçin

Kategori: yazilar
Eskiden Moderatörlüğünü yaptığım edebiyat grubunda yazdığım yazılardandır...

İnternette dolaşırken aşağıdaki yazıyı gördüm ve çok hoşuma gitti.
Daha sonra aklıma elimdeki kitaplardan birinde de buna benzer bir
şeylerin olduğu idi ve kitaplarımdan Hayatımızı değiştirecek Öyküler
1 adlı Hakan Büyükdere’nin kitabında da benzer şeyler gördüm ve
internetteki kaynak ile bu kitaptaki konuyu birleştirdim ve ortaya
aşağıdaki durum çıktı. Okumanızı dilerim. Çok hoş şeyler yazıyor. Öncelikle okuyalım...

-Evimi bir toplantı sonrası temizlemek için saatlerce çalışabiliyorsam
Birçok arkadaşım var demektir.
-Faturalarımı ödeyebiliyorsam
Bir işim var demektir.
-Pantolonum biraz sıkıyorsa
Aç kalmıyorum demektir.
-Gölgem beni izliyorsa
Güneş ışığını görüyorum demektir.
-Otobüsten indiğim yerden iş yerime kadar yolu uzun buluyorsam
Yürüyebiliyorum demektir.
-Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu eleştirileri
başkalarından da duyuyorsam Konuşma özgürlüğümüz var demektir.
-Otobüs beklerken yanımdaki adam anahtarlarıyla oynuyor ve bu sesten
rahatsız oluyorsam Duyuyorum demektir.
-Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa
Bir evim vardemektir.
-Telefon faturam yüksek geliyorsa
Konuşabiliyorum demektir.
-Kardeşimle hergün kavga ediyorsam
Bir kardeşim var demektir.
-Derslerimden kırık not alıyorsam
Bir okulum var demektir.
-Annem azarlıyor babam kızıyorsa
Bir ailem var demektir.
-O gün oltama hiç balık gelmediyse
Hiç balık öldürmedim demektir.
-Doğalgaz faturam yüklü geliyorsa
Isınıyorum demektir.
-Yığınla ütülenecek ve yıkanacak çamaşırım varsa
Yığınla giyeceğim var demektir.
-Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa
Yaşıyorum demektir.
-Akşamları kendimi yorgun hissedebiliyorsam ve bacaklarım ağrıyorsa
O gün üretici olmuşum demektir.
-Ve tüm bunların ayırdına varabiliyorsam mutluyum demektir.

Ne kadar güzel değil mi bazı şeyler vardır hayatta bizi gıcık
etmektedir ama aslında biraz düşününce aslında bizi mutlu etmesi
gerektiğini anlarız. İşte yukarıdaki yazılar ne kadar da hoş
özetlemişler bu durumu.

-Pantolonum biraz sıkıyorsa
Aç kalmıyorum demektir.

Hep hayıflanırız bu pantolon bana olmuyor yok şu sıkıyor yok bu dar
kesim falan diye. Ya da bir ay sonra olmazsa giysi hep kızarız
kendimize neden kilo aldım diye. Evet hep kızarız ama hangimiz
yukarıdaki örnekteki gibi düşündü ki. Hep negatif bakıyoruz olaylara
ki bu örnek pozitif bakmamızı sağlayacak en güzel örneklerden. Bir de

-O gün oltama hiç balık gelmediyse
Hiç balık öldürmedim demektir.

Ya bu örnek. Bir besin zinciri var bilirsiniz. Güçlü güçsüzü yok eder
mantığıyla ama acıma olmaz insan hariç. Belki o gün balık
tutamamışsındır doğrudur ama nasılsa bir gün tutacaksın her şey
sırayla sabretmeyi bileceksin. O anın güzelliğini düşüneceksin. 1999
senesinde Mumya filmi gösterime girdiği zaman elime korsan bir vcdsi
geçmişti. Evelyn’in erkek kardeşi Evelyn bir yazıyı çözmeye
çalışırken ondan acele etmesini Imhotep’in kölelerinin geleceğini
söylemekteydi. Evelyn’in cevabı kısa ve bana göre çok güzeldi
-Sabır erdemdir.
Bilmiyorum o gerçekten de öyle demişti. Çeviren şahıs bilip ya da
bilmeden böyle bir şey yapmıştı. O yüzden belirttim korsan vcd diye.
Çünkü genelde çeviriler yanlış olur. Bu filmi izlediğim zaman
ingilizcem çok az olduğundan doğru bir çeviri olup olmadığını da
bilmiyorum ama biliğim bir şey var ki bu sözün hafızama kazındığıdır.
Ne kadar güzel bir söz. Sabrın ne kadar önemli olduğunu söylemekte.
Bu söz bir deyim mi ya da atasözümüz mü bilmiyorum ama onlar kadar
önemli olduğu da gerçek. Ne olursa olsun sabredin ve ne olursa olsun
durum ne kadar kötü olursa da olsun en azından bir anlığına olumlu
olun. Hayat daha da güzelleşecektir.

Benim hayatımda da çok kötü günler geçti. Şu son 1 senedir falan
kendimdeyim açıkçası. Psikoloğa falan gitmeden kendi kendimi tedavi
ettim. Kötüyken kendimi hep kötü hissetme endeksliyordum çünkü
psikolojim bozuktu. Bir işe yaradı mı? Hayır. İyicene kötü oldum
ikili arkadaş ilişkilerim bile kötü gitti. Zar zor ilerleyen
ilişkiler tam oturmayan arkadaşlıklar. Hep karamsardım kendimi hep
şanssız hissederdim devamlı kötü olaylar başıma geliyor diye. Kız
arkadaşım onunla çıkacağım gün başka birisine kaçmıştı. Buydu
şanssızlığım. Başka bir kız arkadaşım bir gün telefonla beni aradı ve
bana

-Yeter!! Benim hakkımda kötü düşünmekten vazgeç. Senin negatif
enerjin beni mahvediyor.

Demişti üstelik 2 gündür görüşmüyorduk bile. İşte buydu şanssızlığım.

Bir gün işe giderken yolda kaybolmuştum işte buydu şanssızlığım.

Başka bir gün tuvalete giderken para bozdurmak istemem iki saate
derdimi anlatamam işte buydu şanssızlığım.

Ya da ben öyle sanıyordum.

Yazmaya başlayınca ilk önce konu bulmakta zorlanınca başımdan
geçenleri oldukça değiştirerek yazmaya başladım. Dramatize şeyleri
komikleştirdim bazılarını gizemleştirdim. Bazı yerlere gönderdim
yazdıklarımı beğenildiler ama hala mutsuzdum. Başıma gelenleri
başkalarına da anlatıyordum ne kadar şanssız olduğumu.

Bir gün aklıma bir şey geldi ne güzel dedim kötü olsa bile anlatacak
bir şeylerim var. Aklıma çıkacağım gün başkasına kaçan kız geldi bu
sırada güldüm. Aslında ne komik bir şey dedim. Sonra enerji manyağı
kız arkadaşım geldi aklıma. Yüzüme bir gülümseme daha düştü. Sorarım
size kimin öyle bir kız arkadaşı olmuştur : ) Hiç unutmam bir gün
ben gene umumi tuvalete gitmiştim tuvaletten çıkınca kız arkadaşımı
(Enerji manyağı olan) görememiştim nerede bu kız diye ararken bir
ağaca bir eliyle sıkıca tutunduğunu gördüm.

-Ne yapıyorsun dedim
-Ağaçtaki pozitif enerjileri topluyorum demişti.

Hatırladıkça bunları aslında ne kadar da hoş anılarımın olduğunu
düşünüyorum. Bazıları acı ama hoş. Düşünsenize o kızla çıkmak için
ayarca uğraşmıştım ama sen git çıkacağım gün başkasına kaç. Kimin
başına gelir bu? Benim tabi ki : ) Çok şükür anlatabilecek şeylerim
var. O zamanlar kendime şanssız diyordum (Şanssız adlı hikayem bu
yüzden ortaya çıktı) ama artık demiyorum artık şanssız şanslı diyorum
şanssızım çünkü çok kötü günler geçirdim şanslıyım çünkü o günleri
anlatacak arkadaşlarım ve benim yazdığım hikayeleri okuyan okurlarım
var. İlk başlarda başımdan geçenleri yazdıktan sonra kendime olan
güvenimin yerine gelmesiyle hayata barıştıktan sonra da özgün eserler
vermeye başlamıştım. İlk özgün eserim Bir Cimrinin Günlüğü olmuştu.
Sonrasını da biliyorsunuz zaten. Bu gruba hemen hemen bütün
hikayelerimi yolladım. Bütün bu hikayelerim bir mutsuzlukla ortaya
çıktı ama aslında gizli bir mutluluktu. Hayata küsmeyin her anında
mutlu olabilirsiniz. Kötü anılarınızı silmeye çalışın unutun onları
güzelliklere bakın. Hayat yaşamaya değer. Yukarıdaki mutlu olmak için
maddelerine bir tane de ben ekleyeyim.

-Mutsuzum çok kötü günlerim geçti.
-Mutluyum çünkü aslında bu kötü günlerde umulanın aksine çok
mutluluklar buldum.

Yaşamaya devam.

Sağlıcakla kalın...

Emre Şeyda

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• Perşembe, Kasım 26, 2009 - Palyaço

Kategori: yazilar
Eskiden moderatörlük yaptığım edebiyat grubunda yazmış olduğum yazıdır. İyi okumalar.

Herkese merhaba. İnternette gene yazıları araştırırken alttaki yazıyı
gördüm yani Palyoço yazısını. Sizlerle paylaşmak istedim. Mümkünse
önce okuyalım.

Palyaço
Doktor, der, hastayım, hayattan zevk alamıyorum.
Açlar aklıma geliyor, yemek yiyemiyorum. Çıplaklar
hatırıma geliyor, Onlarla birlikte üşüyorum.
Her cinayette kendimi suçlu buluyorum.
Her katil bıçağının kabzasını sanki benim ellerim
tutmuştur. Her atılan kurşun benim kalbime saplanıyor.
Bütün bu toplumun suçları benim omuzlarıma
yüklenmiş. Artık gülmesini unuttum.
Doktor, hastasını omuzundan tutar, pencerenin
önüne getirir, perdeyi aralar, parmağıyla karşı duvardaki
afişi gösterir.Bu afişte, bir sirk palyaçosunun reklamı vardır.
Azizim, der, su palyaçoyu görüyor musun? Tavsiye
ederim, her gece bu palyaçonun gösterilerine git. Bütün
kederini, elemini, derdini unutursun. Gülmeyi, kahkahayı
öğrenirsin. Hayattan yeni baştan zevk almaya başlarsın.
Hasta başını eğer, Doktor, der, iste o palyaco benim!
Aziz Nesin

Bu yazıyı okuyunca şuna karar verdim aslında hepimiz bir palyaçoyuz
tamam kızmayın belki değilsiniz ama bu yazıdaki palyaço gibiyiz.
Çoğumuz hüzünlerimizi saklarız çünkü hüzünlü olduğumuzun görülmesi
etrafımızdakileri de etkileyecektir. Onların üzgün olmasını
istemeyiz. Bu yüzden hep mutlu görünmeye çalışırız. Burada mutlu
görünmekteki amacımız belki mutsuzudur belki de felaket durumdayızdır
ama en azından etrafımızdakileri bir derece mutlu edebilmektir. Bir
düşünün hele bunu bunu mutlaka sizde yapmışsınızdır. Yapmadım demeyin
lütfen , gizlemeyin duygularınızı. Tabi bazı durumlar olabilir bütün
acılarınızı birileriyle paylaşabilirsiniz ama anahtar kelime budur
birileriyle herkesle değil. Zaten bu birileri de en yakınlarınızdır
zaten yazık onlar da sizi mutsuz durumunuzdan kurtarabilmek için çok
uğraşırlar sadece sizden bir gülümseme alabilmek için. Misal beni
örnek alalım. Siz bilmezsiniz mesela beni. Yazdığım yazılara bakıp
adam ne komik yazıyor kesin hayatında da çok mutludur dersiniz öyle
değil mi? Acaba öyle mi? Şu an içinde bulunduğum psikolojik durum hiç
öyle değil. Tamamen dağılmış durumdayım sizi güldüren ben aslında
kendimi de güldürmeye çalışıyorum. En azından bazılarınızı bir nebze
de olsa güldürmeye çalışıyorum en büyük şekilde çaba sarf ediyorum.
Başarılı olabiliyor muyum? Bilmiyorum. Hikayedeki palyaço benim
yanımda halt etmiş aslında. Bak yaptım yapacağımı. Sizlere güzel
şeyler söylemek isterken kendi üzüntümü(gizli üzüntümü) anlattım.
Fakat bunu anlatmam gerekti çünkü yukarıdaki hikayeyi en iyi şekilde
anlatabilmem için kendimi en ufak şekilde biraz da olsa tanıtmam
gerekti. Demek istediğim hepimiz bir palyaçoyuz. Palyoçoluğumuzu en
iyi şekilde kullanalım en azından çevremizi mutlu edelim bu şekilde
mutlu olabiliriz.

Sağlıcakla Kalın

Emre Şeyda
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• Perşembe, Kasım 26, 2009 - Şövalye Devela 10

Kategori: Hikayelerim
Şövalye Devela Bölüm 10

Geçen böülümde nerede kalmıştık? Evet hemşire bizim Devela'ya hastane
ücretinin 5000 zingot olduğunu söylemiş (Bu arada zingot o devirdeki
para birimidir demeyin sonra küfür mü ediyon diye bozuşuruz) Devela
da parayı duyunca fıttırmıştı. Targun'un bile gözleri faltaşı gibi
açılmıştı. İkisi de birbirine bakmaya başladılar. Hemşire

-Eee durum böyle. Isırtırsan kendini bir ite ödersin 5000 zingotu
seve seve..
-Bana bakın öyle imalaı imalı konuşmayın. Zaten bacağımın ağrısı
yetiyor bana.
-Sizin bileceğiniz iş. Yoksa olacaklardan sorumlu değilim.
-Bak bir de tehdit edio yahu. Duyuyon mu Tangur?
-Boş ver Dervuli bakarız çaresine. Tamam hemşire hanım istediğiniz
parayı vereceğiz.
-Sen delirdin mi Tangur? O kadar parayı nereden bulacağız?
-Tamam Dervuli her şey kontrol altında.
-Pekala beyler o halde ben çıkıyorum. Birazdan parayı tahsil etmeye
gelirler.
-Hadi git bakalım anca gidersin yürüüü.
-Şşşt sakin ol Dervuli.
-Nasıl sakin olabilirim ki dostum. Benim yanımda 400 zingot bile yok.
Nasıl ödeyeceğiz biz o parayı.
-Bende de 100 zingot ancak var.
-Nee?! Nasıl bulacağız buradan.
-Kaçacağız dostum.
-Kaçmak mı?
-Evet kaçmak. Bir it ısırığına 500 zingot mu ödeyeceğiz.
-Ama bu nasıl olur? Bir devlet hastanesinden nasıl kaçılır ki.
-Basbayağı. Ayağın nasıl yürüyebilir misin?
-Biraz daha iyi ama fazla hızlı yürüyemem.
-Neyse bakacağız çaresine. Hadi hazırlan bakalım topal şövalye.
-Ben toplasan sen de pörsümüş şövalyesi. Yaşın geçmiş senin.
-Konuş konuş açılırsın. Bak geliyor musun gelmiyor musun? Ben
gideceğim sonra 5000 zingotu bulursan iyi.
-Geliyorum anasını satayım be.

Vay vay vay!!! Bizim şövalyeye bak hastaneye parayı ödeyemediğinden
kaçıyor. Bu da az namussuz değilmiş. Önce hemşireye sulandı şimdi de
kaçıyor. Dur bakalım daha neler olacak? Merakla bekliyoruz. (Şşt size
diyorum merakla bekliyoruz değil mi ? Beklediğinizi kendinizi
söyleyin. Demek söylemiyorsunuz. Atıl KURT!!! )

Devam Edecek

Emre ŞEYDA

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Şu ana kadar yazdığım her çeşit yazı , şiir vs... Ayrıca netten bulduklarım :)

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Bölümler

Anlamlı Hikayeler Ve Yazılar
Emre Şeyda Kimdir Nedir?
Film Tanıtımları
Hikayelerim
İrtibat - Prenses Meşaki
Komik Videolar
Komik Yazılar
Mizahi Mektuplar
Net Kaşifi Komik Şiirler
Net Kaşifi Şiirler
Oynatma Bölümü
Sinema Yazılarım
Şiirlerim

İçerikler

Şiirlerim
Anlamlı Hikayeler ve Yazılar
Hikayelerim
Yaşamsal Notlar

Sinema Yazılarım

Kemal Sunal Üzerine
Sinemalarda Şiddet Ve Çocuklar

Hikayelerim

250.000 TL
Anne İle Oğlu
Aşkısı
Balayı Yolcuları
Bir Ağustos Gecesi
Bir Cimrinin Günlüğü
Bir Enerji Hikayesi
Bir Robotun Günlüğü
Cephe
Çelişki
Çelişki 2
Çift Anadal
Fare Avcısı
Gurur
Güçlerini Kaybeden Kahraman, Örümcek Adam
Hafızamı Kaybettim yardım Edin
Haydi Bakalım Düşeş
İrtibat Bölüm 1 - Kaçırılma
İrtibat Bölüm 2 - Görev Prenses Meşaki
İrtibat Bölüm 3 - Trampo'ya Doğru
İrtibat Bölüm 4 - Bir garip Gezegen
Kaçış
Kantin Yolu
Kırmızı Laptoplu Kız
Mektorsa'nın Savaşı
Noel Baba Ve Geyikleri
Ölmek İsteyen Adam
Ölmek İsteyen Bir Genç Kız
Popstar Mert
Romantik
Sevgililere Mektuplar 1 - Elif
Sevgililere Mektuplar 2 - Gülizar
Sevgililere Mektuplar 3 - Ayfer
Sevgililere Mektuplar 4 - Aşkım
Sıcak Bir Çorba
Şanssız
Şövalye Devela 1
Şövalye Devela 2
Şövalye Devela 3
Şövalye Devela 4
Şövalye Devela 5
Şövalye Devela 6
Şövalye Devela 7
Şövalye Devela 8
Şövalye Devela 9
Şövalye Devela 10
Uzay Maceralarım 1 - Mars Patlamış Mısırı
Uzay Maceralarım 2 - Hektor
Yengeç
Yolda Kalan İki Adam
Yürü Bakalım

Düz yazılarım...

Fiyasko Kehanetler
Mutlu Olmak İçin
Palyaço

Oynatma Bölümü

Adınız Nedir Hanfendi
Alternatif Windows Kapanışları
Ben Dedektif İbrahim
Cenaze Töreninde Söylenmeyecek Sözler
Benimle Evlenir Misin?
Dile Benden Ne Dilersen
Hamile Eşler ve Eşleri
Kral Çıplak
Merhumu Nasıl Bilirdiniz?
Oğlunuz Ne İş Yapar
Seni Seviyorum
Uzaylı Türkler 1
Uzaylı Türkler 2
Vampirlerle Görüşme

Şiirlerim

Ağlamak Gerekiyor Bazen
Aşık Mısın Birader?
Aşıksan Söyleyeceksin
Aşk Bir Rüya
Aşk Gerekiyor Bazen
Bekleyiş
Ben Sensiz Ne Yaparım
Beni Affeder Misin?
Bir Garip Rüya
Ben Seni Çok Sevdim
Bir Gece Vakti
Bir Gün Ölürsem Şaşırmayın
Bir Rüya Gördüm
Bir Yudum Sevgi
Bulutları Bekliyorum
Çorba
Delicesine
Denize Doğru Otururum Bazen
Gizli Bir Sevgi Bu
Gözlerin
Gülmek Sana Yakışıyor
Gülümse
Gülümse Benim İçin
Güzelce Bir Gün
Güzelim
Hasretim Her Şeyine
Hayalimdeki Gerçek
Haykırmak Gerekiyor Bazen
Hoş Geldin
Hüzün Vuruyor Gözlerime
İki Kelime Sadece
İstanbul İçin
İstiyorum
Kalbime Ait
Klavye Başındaki Sessizlik
Kanatlanmış Uçarken
Koptu Geldi
Merhaba
Mektup
Neredesin
O Sensin
Önce
Özlemek Gerekiyor Bazen
Özlüyorum
Saklı Hüzün
Sana Geliyorum
Selamlar Olsun
Sen Gibi
Senden Uzakta
Seni Anlatmak
Seni Özlüyorum
Seni Sevsem Kızar Mısın?
Sensiz Geçen Günler
Sensizliğe Ağlarım
Serzeniş
Sevdim, Seviyorum, Sonsuza Kadar Seveceğim
Sevilmek Gerekiyor Bazen
Seviyorum Seni
Suskun Bir Yürek
Telefon
Teselli
Teşekkürler
Uzaklardan Geldim
Yağmurlu Bir Gündü
Yalandan Da Olsa Sev Beni
Yanımda Sen Olmadıkça
Yeniden Görüşebilmek
Zifiri Günler

Komik Yazılar

2090 Yılı Levhaları
7 yaşaltı forumlar
Allah'tan erkeğim dedirtecek 100 şey
Arapların İngilizce Dersi
Balık Dİyalogları
Bir Bim Macerası
Kelimelerin bilmediğiniz anlamları
Kolada sinek varsa
Nasıl Sosyetik Olunur
Olimpiyatlar İstanbul'da Olursa
Polislerden Gaflar
Seni Annemlere Anlattım Diyalogları
Sivrisineklerle Mücadele Teknikleri
Temizlikçi Kadın Diyalogları
Tüketici şikayetleri
Usame Bin Ladin'in Günlüğü
Yabancı Ünlülerin Türkçe İsimleri
Zıkkımın Kökü nedir?

Film Tanıtımları

Amores Perros 2000
Before Sunrise 1995
Dodgeball 2004 "Yeni"
Dogville 2003
Ethernal Sunshine Of The Spottles Mind 2004
Hititler 2003 "Yeni"
L.A. Confidential 1997 "Yeni"
Midsummer Night's Dream 1999 "Yeni"
Open Water 2004
Pardon 2005
Run Lola Run 1998 "Yeni"
Shaolin Soccer 2001
Shrek 2 2004 "Yeni"
Singin In The Rain 1952 "Yeni"

Arkadaşlar

zeze
joanna
joezombi
milkboy
vedat1987
exca164
buak
arifce
bentugce
princesswwwsindrella
sumelim
lara83
yakisikli38
herneysem
gencsezarr
fiberoptikci
doymadimsana
ruyatabirler
kisamesaj
makyajvebakim
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:70
| Sonraki Sayfa